Piramitlerin Yapılışı İle İlgili En İlginç 10 Teori

  • Cahil Uzman yazdı.
  • 8 Mayıs 2023
  • 251 okunma

Mısır’ın büyük piramitleri ile sonuçlanan mühendislik başarısı, yapıldıkları ilk günden beri insanlık tarihinin en şaşırtıcı gizemlerinden biri olmaya devam etmektedir. Tarihçiler, mimarlar ve bilim insanları binlerce yıldır bu devasa yapıların yapılışıyla ilgili en iyi açıklamayı yapmaya çalışırlar. Gizem bugüne kadar hala tam olarak çözülememiş, hiç kimse piramitlerin nasıl yapıldığını bilememiştir. Ancak yine de bu konuyla ilgili yapılan pek çok açıklama vardır. İşte piramitlerin yapılışı ile ilgili en ilginç 10 teori…

1. Eski Makineler/Vinçler Teorisi

Bina inşa etmeyi düşündüğümüzde doğal olarak aklımıza ilk gelen düşünce ağır metal ve taş parçalarını kaldırmak veya taşımak için vinç kullanmaktır. Bu teoriye göre yapılan ilk piramitler, ağır vinçlerin üstünde durabileceği geniş basamaklardan oluşan yapılardı. Eski kültürler makara ve kaldıraç sistemlerinin kesinlikle farkındaydı ve yüksek ihtimalle ilk piramitlerin inşası için bunlara benzer makineler kullandılar. Ancak küçük yüzeyler üzerinde duramayacakları düşünüldüğünde, Mısır’ın büyük piramitlerini açıklamak anlamında vinçler bütün inandırıcılığını kaybeder. Dolayısıyla, Giza’da bulunan geometrik piramitlerin nasıl yapıldığını açıklamak için daha ileri inşaat tekniklerine ihtiyaç olduğu kesinlikle düşünülebilir.

2. Piramitler Aslında Tepelerdi Teorisi

Piramitlerin yapılışı arkasındaki ilginç ama tuhaf açıklamalardan biri, başlangıçta bu bölgelerin doğal dağlık oluşumlar olduğu ve daha sonra bu tepelerin üzerine kayaların aşağıdan yukarıya doğru değil, yukarıdan aşağıya doğru döşendiğidir. Bu teori ilk olarak bilim insanları birliği tarafından The Fort Wayne Journal-Gazette’deki 1884 tarihli makalede önerilmiştir. Belki de Heredot’un piramitlerin ‘yukarıdan aşağıya’ inşa edildiğini söylemesi bu anlama geliyordu. Saçma ve mantıksız olmasına rağmen en azından yaratıcı teoriler arasına girebiliyor!

3. El ile Pürüzsüzleştirme Teorisi

Piramitlerin inşasıyla ilgili en zor başarılardan biri, Mısırlıların kayaları aralarında neredeyse hiç boşluk kalmayacak biçimde üst üste dizmek için son derece düzgün kesmeleridir. Bu düzgünlüğü şöyle anlatabiliriz: İki taşın birbirine değdiği yere kağıt parçası bile sığmamaktadır. Peki Mısırlılar bu mükemmel ölçüye nasıl ulaşmış olabilirler? Bu başarı bizim şimdilerde sahip olduğumuzdan daha iyi araçlara sahip oldukları için değil, temel el aletleri ve ustalığa sahip oldukları için gelmiştir.

Öte yandan, teoriye göre kayaların altına yerleştirildiği sıkı halatla birbirine bağlanan eşit yükseklikte iki direk kullanarak kayaların düzgünlüğünü sağlamışlardır. İpin kaya yüzeyleriyle temas ettiği noktaları kırmızı boyayla işaretledikten sonra çakmaktaşı kazıyıcı benzeri aletler kullanarak yüksek noktaları kazımışlardır. Tabii dünya üzerindeki en sert malzemelerden biri olan granitin yontulduğuna inanabilirseniz!

4. Kireçtaşı Beton Teorisi

Kayaların mükemmel şekilde pürüzsüz yüzeylerini elde etmenin daha makul yolu, belki de taşların sıvı kireçtaşı betonu dökülerek yapılması ve ardından kolayca geometrik biçim oluşturacak şekilde kaplanmasıdır. Üstelik bu teoriyi destekleyecek bazı kanıtlar var gibi görünmektedir. Mısır bilimci Jean-Philippe Lauer, mikroskop altında incelediği taşların yüzeyinde hava kabarcıkları gibi görünen şeyler tespit etmiş ve havanın sıvı beton altına kalmış olabileceğini iddia etmiştir. Journal of the American Ceramis Society’nin haberine göre, taşların içindeki elementlerin çok hızlı şekilde oluştuğu da gözlemlenmiştir ki bu da çimentonun kanıtı olduğunu gösterir.

5. Zikzak Rampa Teorisi

Rampa teorileri piramitlerin yapılışı ile ilgili en yaygın teorilerdendir. Zikzak rampa teorisi de bunlardan biridir. Normal şartlarda, tahmini 7 derecelik eğim göz önüne alındığında düz rampa piramidin 1,6 kilometre dışına doğru uzanmalıdır. Bu detayı çabucak fark eden araştırmacılar, haliyle başka türlü rampa teorileri geliştirmişlerdir. Onlara göre rampanın anlamlı olabilmesi için, rampa yapımının piramidin inşa süresince devam etmesi gerekir. Zikzaklı rampa düz rampalara göre daha az malzeme gerektirse de piramit inşası giderek daha yükseğe çıktığı için rampa için sürekli ayarlama gerektirecektir. Bu da oldukça mantıksızdır. Tek başına bir zikzak rampası ise bambaşka gizemi yaratırdı. Dolayısıyla bunun gibi rampa teorileri kısa zamanda gözden düşmüştür.

6. Islatılmış Kum Teorisi

Bazı teorisyenler bugün hala piramit taşlarının, sürtünme engeline takılmadan kolayca sürüklenebilmesi için ıslatılmış kum yığınları üzerinde hareket ettirildiğine inanır. Bu teori, taşların inşaat sahasının yüzlerce kilometre uzağındaki taş ocağından taşınmasının yanı sıra işçilerin bir tür rampa kullanarak taşları yukarı doğru hareket ettirdiğini açıklar. Ancak ıslatılmış rampanın her birinin ağırlığı 20 tona kadar çıkabilen taşların yukarıya kaldırılması için yeterli dengeyi sağlayıp sağlayamayacağından emin olabilir miyiz? Ya da bu taşları ıslak rampadan yukarı çeken işçiler bu yüzeyde ayaklarını sabit tutmakta zorlanmazlar mıydı? Bu sebeple bu teorinin yalnızca kayaların taşınmasını açıklayabileceğini söyleyebiliriz. Kayaları kaldırma yöntemi olarak ise son derece başarısız olacaktır.

7. Spiral Rampa Teorisi

Belki de listemizde mantıklı gelebilecek teorilerden ilki olabilir spiral rampa teorisi… Makul rampa teorisini tasarlamaya çalışırken insanlar en sonunda piramit ile aynı anda inşa edilebilecek spiral rampa yapılabileceğini fark ettiler. Bu rampa piramidin dışı boyunca uzanmış ve piramit yükseldikçe aynı şekilde sürekli olarak yükselmiş olabilirdi. Ancak piramit inşa ederken spiral rampa kullanmak tamamen problemsiz değildi. Temel sorun, taşların piramit köşelerde manevra yapmasının zorluğudur. Büyük taşları rampadan yukarı çekmek yeterince zordur ama aynı zamanda taşları köşelerden döndürmek apayrı zorluklar yaratır. Haliyle rampa teorisi burada çöker ve piramitlerin yapılışı ile ilgili daha başka teorilere ihtiyaç duyulur.

8. Su Şaftı Teorisi

Taş ocağına yakın mesafede yer alan yerel su kaynağından başlayan ve yer altından geçen uzun su geçidini inşa ederek taşları yukarı doğru yüzdürmek için su şaftları kullanmak sizce piramitlerin yapılışı için yeterli midir? Su şaftı teorisi, taşları taşımak için su geçidinin kullanıldığını ve taşların suda kesilip şekillendirildiğini öne sürer. Teoriye göre, taşlar dikkatli biçimde kesildikten sonra, üstlerine hafif yüzdürme malzemesi parçaları yapıştırılmıştır. Bu şekilde taşlar yukarı doğru yüzmüştür. Ve yüzeyleri diğer taşlara çarpmaktan korunmuştur.

Bu tür su kuyularının dünyanın diğer yerlerindeki inşaatlarda kullanıldığına dair bazı kanıtlar vardır. Örneğin Kamboçya’da Angkor Wat’ın inşası için kanallar kullanıldığına inanılır. Ancak sorularımız bitmedi! Büyük Giza Piramidi’ni inşa etmek için kanal kullanıldıysa, şimdi nerede? İddialara göre su kanalının inşası 10 yıl sürmüş ve Nil Nehri’nden Giza bölgesine kadar uzandığı için 10 kilometre uzunluğunda olması gerekiyordu. Öte yandan teori doğru olsa bile, Kral Odası’nı inşa etmek için kullanılan taş ocağı blokları gibi piramit içerisindeki diğer detayları açıklamamaktadır.

9. Dünya Dışı Müdahale Teorisi

Dünya dışı müdahaleler genellikle ana akım bilim insanları tarafından reddedilse de piramitlerin uzaylılar tarafından yapıldığına inanan Mısır bilimci ve tarihçilerin sayısı oldukça fazladır. Piramitlerle ilgili bilinen her şey düşünüldüğünde, dönemin insanlarının bu inanılmaz yapıları tek başlarına inşa edemeyecekleri sonucuna varmak mantıksız değildir. Günümüzde tüm ileri teknolojilere rağmen, Mısır’dakiler gibi piramitleri yapmak bizim için kolay olmayacaktır. Bu sebeple, ilkel uygarlığın aşırı düzgün şekilde piramit inşa edecek teknolojiye ve marifete sahip olması anlaşılmaz görünmektedir. Büyük Giza Piramidi neredeyse tam olarak ‘’gerçek kuzeye’’ bakar.

Hatta piramidin gerçek kuzeye bakışı, Londra’daki Kraliyet Gözlemevi’nin gerçek kuzeyi göstermesinden bile daha kesindir. Büyük piramitle ilgili başka dikkat çekici matematiksel özellik ise, çevresinin yüksekliğine bölümünün 2π’ye eşit olmasıdır. Piramitlerin yapılışı ile ilgili başka kesin matematiksel gerçekler vardır ancak en önemlisi inşaat süresinin epey hızlı olmasıdır. Her biri ortalama 2,5 ton ağırlığındaki 2,3 milyon taş düşünüldüğünde iki dakikada yalnızca 1 taş yerleştirilebileceği tahmin edilmektedir. Bu kayaları düzgün şekilde kesmek, çölde kilometrelerce taşımak, piramidin rampasından yukarı çıkarmak ve mükemmel şekilde yerlerine koymak için gereken tüm zamandır. Tüm bunları ilkel insanların yaptığına inanmak son derece zor!

10. Jean-Pierre Houdin’in Dahili Rampa Teorisi

Fransız mimar Jean-Pierre Houdin, 1990’lardan beri tüm zamanını piramitleri incelemeye adamış ve şimdiye kadar tasarlanan en parlak piramit teorisini bulmuştur. Houdin’in teorisi, piramitlerin iki ayrı spiral rampaya başvurularak yapıldığını iddia eder. İlki, yoldan yaklaşık %30 oranında yükselen dış spiral rampayken ikincisi ağır taşların içeriden yukarıya doğru taşındığı dahili spiral rampadır. Houdin dahili rampanın 7 derecelik eğime sahip olduğunu hesaplamıştır. Ayrıca Fransız mimara göre, spiral rampa köşelerde işçilerin blokları çevirmesi için açık bölümler içermekteydi. Rampa teorisine ek olarak Houdin, Kral Odası ve piramit içindeki gizemli odayı da açıklayabilmiştir. Kral Odası’nın üstündeki devasa granit bloklar, uzun makara sistemiyle gizemli odadan çekilmiştir. Böylece gizemli odanın pratik amaç için var olmuştur. Üstelik bilgisayar programcılarından oluşan ekip, dijital teknolojiyi kullanarak bu teoriyi test edebilmişlerdir. Houdin’in piramit planının matematiksel olarak ölçüldüğünü ve iç rampanın epey makul olduğunu doğrulamışlardır.

Sıkça Sorulan Sorular

Piramitlerin dini amaçlar için inşa edildiğine inanılır. Mısırlılar ahirete inanan ilk uygarlıklar arasında yer alır. Fiziksel beden sona erdiğinde, her insanın içinde yaşattığı ikinci benliğin ortaya çıktığını ve sonsuz yaşamın tadını çıkardığına inanırlardı. Piramitleri bu amaçla yapılmıştır.

Dünyanın ilk büyük taş yapıları olan ve tasarımlarıyla eski Mısır yerlilerinin mimari uzmanlığını kanıtlayan piramitlerden sekiz tanesini günümüzde hala Kahire şehri yakınlarındaki çöllerde görmek mümkündür.

İlgili Yazılar