Dünya'daki Tüm Anaerkil Toplumlar Ve İlginç Gelenekleri

  • Minik Tospik yazdı.
  • 5 hafta önce
  • 102 okunma

 Toplumların modernleşmesiyle geçmiş yıllara görece etkisi azalan ataerkillik, maalesef hala çoğu dünya toplumuna ve kültürüne hâkim bir düzen. Geçmiş yüzyıllardan beri kadın, çoğunlukla ev işleriyle ve çocuklarının bakımıyla hayatını geçirmiş; aksi durumlar nadiren görülmüştür. Kadınlar politik, sosyoekonomik ve eğitime dair haklarını yüzyıllar boyunca savaşarak kısmen kazanmış olsalar da toplumun en küçük yapı taşı olan ailelerde bile kadın düzeninin hâkim olduğunu ve evin reisinin kadın olduğunu görmek pek mümkün değildir. Fakat Dünya’da bizim gibi ataerkil toplum kadınlarının belki hayranlıkla bakacağı ama eşitlik açısından tartışmalı görülebilecek anaerkil toplumlar da var. İşte onlardan bazıları…

1. MİNANGKABAU

minangkabau

Nüfusları yaklaşık yedi milyona dayanan ve bilinen en kalabalık anaerkil toplum olan Minangkabau’nun temelleri bir efsaneye dayanır. Bu efsaneye göre, Koto Batu krallığını kuran Maharajo Dirajo öldüğünde ardında üç karısı ve üç küçük oğlu kalır. İlk karısı Puti Indo Jalito, iş başa düştü diyerek çocukların bakımı ve krallık yönetimi dahil birçok şeyi üstlenince Minagkabauların anaerkil düzeninin tohumları atılmış olur. Minang kadınları sosyal ve ekonomik ayrıcalıklarını evlendikleri zaman kazanırlar. Hane halkının sorumluluğu yaşlı kadınlara aittir. Hane içerisindeki tüm sorunların çözülmesi, toprak ve akrabalık ilişkilerinin yürütülmesi, evlilik törenlerinin gerçekleştirilmesi gibi önemli konular evin reisi olarak Minang kadınlarının görevi kapsamına girer. Diğer anaerkil toplumlarda olduğu gibi Minangkabaularda da çocuklar annenin soyadını alır.

Kız çocuk yine bu toplumda da önemlidir, hatta toplum yasasına göre annenin tüm malvarlığı kızına geçer. Erkek çocuklar ise 10 yaşına geldiklerinde haneden ayrılırlar ve erkek mahallelerinde kalmaya başlarlar. Evlenip başka bir kadının aile reisi olduğu yeni evlerine gidene kadar burada pratik beceriler ve dini öğretileri öğrenirler. Evlendiklerinde Minangkabau erkeklerinin çalışıp çocukların ve evin masraflarını karşılaması beklenir. Hanenin idaresi konusunda bir söz hakları yoktur fakat toplumda liderlik görevleri üstlenebilirler. Mesela, Minangların klan şefleri erkeklerden seçilir ama bu seçim yine kadınların kararına dayanır.

Anaerkil temellerine rağmen, Minangkabau klanlarının içerisinde ataerkil olarak bildiğimiz İslam dinini benimseyenler de bulunur. Bildiğimiz İslam geleneklerinden farklı olarak, bu klanlarda yeni evliliklerde damat kadının evine taşınır. Geleneksel İslam toplumlarında görülen evden kız alma adetinin Minanglarda tam tersi şekilde gerçekleştiğini; damadın kendi evinden alınarak nikah töreni için gelinin evine getirildiği ve burada damadın geleneksel müzikler ve danslarla karşılandığı görülür. 

Ayrıca Ayasofya Tarihi adlı yazımızı inceleyebilirsiniz.

2. MOSUOLAR

mosuolar

Coğrafi olarak Çin’in Yunnan ve Sichuan eyaletlerinin Tibet sınırına yakın bir bölgesinde yaşayan Mosuolar anaerkil bir düzeni benimsedikleri için Çin hükümeti tarafından kabul edilmiyorlar. Mosuolar, resmi olarak Naxi etnik azınlığının bir parçası olarak sınıflandırılıyorlar fakat aslında kültür ve dil açısından onlardan oldukça farklılar. Burada bildiğimiz her şeyin aksine ailelerin reisi kadınlar; soy anne tarafından devam ediyor ve çocuklar annenin adını alıyorlar.

Öyle ki soyun devamını kadınların getirdiğine inandıkları için bu toplumdaki kadınların kız çocuk dünyaya getirmesi makbul. Bizde sessizliği anlatan ‘’Kız doğdu.’’ tabiri onlarda coşkulu kutlamalar için kullanılıyor olmalı. Yerel dillerinde baba, amca, damat gibi kelimelerin karşılığı bile bulunmuyor. Hatta ailenin çocukları için baba görevini dayıları üstleniyor. Erkeklerin, çocukların bakılmasında veya ev işlerinde hiçbir sorumluluğu yok; zaten kadının evi kendine has desek yeridir.

Çünkü Mosuolarda evlilik geleneği de bir hayli farklı. Bu geleneğe göre erkek sadece geceleri kadının evinde kalıyor ve sabah kimseler uyanmadan evden ayrılıyor. Peki o zaman erkeklerin ailede rolü ne derseniz, cevabı çalışıp kazandığı parayı ailenin reisine teslim etmek olur. Bu ayrıcalıklarına rağmen, Mosuo toplumunda kadınların sorumluluğunu azalmıyor. Ev işleri, tarla işleri, dokumacılık gibi birçok işi üstleniyorlar.

3. TUAREGLER

tuaregler

Kuzey Afrika Berberilerinin bir kolu olan ve yüzyıllardır Sahra Çölü’nde göçebe olarak yaşayan Tuaregler, 1,5 milyona yaklaşan nüfusları dolayısıyla artık yarı göçebe bir hayatı benimsemişler. En kalabalık anaerkil toplumlardan biri diyebileceğimiz Tuareglerde, çocuklar annenin kabilesine ait olarak görülüyor ve soy anne tarafından ilerliyor. Göçebelikten yarı-göçebeliğe geçmeleriyle ve çadır hayatının yerini kendi yaptıkları evlerin almasıyla, evlerin mülkiyetinin kadına ait olması ve evlerde yalnızca kadının sözünün geçmesi Tuareglerin anaerkil geleneğe sahip olmasının en önemli izlerinden biridir.

Bu toplumda evlilik tamamiyle kadınların isteğine göre gerçekleşiyor. Kadın evlenmeye karar verdiğinde ise erkekten beklediği tek şey kadın için yazacağı şiirin etkileyici olması. Biten bir evlilik söz konusu olduğunda ise çocukların velayeti ve tüm mal varlığı kadınlara kalıyor. Kadınların boşanma kararları sorgulanmadan aileler tarafından destekleniyor, hatta bir de kadın için boşanma partisi veriyorlar! Parti sayesinde kadınların yeniden bekar olduğu tüm kabileye duyurulmuş oluyor. Kadınlar için bu kadar özgürlükçü olan Tuareglerde kadınların izni dahilinde erkekler geceyi kadının çadırında ya da evinde geçirebiliyor ve aileler bunu görmezden geliyor.

Fakat tıpkı Mousolar gibi bu toplumda da sabah kimsecikler uyanmadan erkeğin çadırı terk etmesi gerekiyor. Ayrıca, Tuareg erkekleri kadınların güzelliğinin saklanmaması ve gölgede kalmaması için olağandışı bir kibarlık gösterip peçeyi kendi benlikleriyle bütünleştirmişler. Kadınları için peçe takmak dahil her şeyi yapan erkekler sadece tek bir şeyden vazgeçmiyorlar: o da develeri! Kadın ve erkek arasında boşanma gerçekleştiğinde erkeğin alabildiği tek şey devesi. Tuaregler, Müslüman bir toplum olmalarına rağmen tüm bu anaerkil ve özgürlükçü gelenekleri sebebiyle İslam Dünya’sında maalesef kabul görmemişler.

4. BRİBRİ

bribri

Tüm bu büyük sayılabilecek toplulukların yanında 13 bin kişilik nüfusuyla varlığından şüphe ettiren Bribri ise Kosta Rika’nın Limón eyaletinde, Talamanca’da yaşayan bir anaerkil toplum. Diğer anaerkil toplumlarda da yaygın olarak görülen klan halinde yaşama geleneği Bribrilerde de mevcut. Geniş ailelerden oluşan bu klanların belirlenmesi tabii ki kadınlar tarafından yapılıyor. Kadın egemen toplumların klasik özelliklerinden olan mülkiyetin kadınlarda olması ve miras yoluyla kız çocuklarına devredilmesi Bribri toplumunda da görülüyor. Bribri toplumunda diğer anaerkil topluluklardan farklı olarak kadınlara verilen, kutsal törenlerde kullanılan kakaonun hazırlanması hakkı ise diğer tüm kadınları kıskandıracak cinsten!

5. GARO

garo

Hindistan’ın kuzeydoğu bölgesinde yerleşen Garo halkı ise bir başka anaerkil toplum. Garo toplumu da mülkiyet anlayışı açısından diğer anaerkil topluluklardan ayrılmamış ve mülkiyet hakkını kadına vermiş. Miras konusu Garo’da diğer kadın egemen halklara göre biraz daha farklı. Burada miras ailenin en küçük kızına kalıyor ve bu yüzden miras kalacak kızın evliliğine aile karar veriyor.

Mirastan pay alamayan ablalar için durum biraz daha karışık olabiliyor haliyle. Garoluların evlilik geleneğine göre, damat adayının evlilik teklifinden sonra kaçması bekleniyor. Fakat geline değil, gelinden! Gelinin ailesinden ise damadı yakalayıp gelinin köyüne geri getirmesi bekleniyor. Bu aksiyonun sonunda damat gelini ona hizmet ve itaat edeceği konusunda ikna edebilirse gelin teklifi kabul ediyor. Ve tabii ki, Garolu damat evlendikten sonra gelinin evinde yaşamaya başlıyor.

Ayrıca Türklerin tarih boyunca kullandığı alfabeler hakkında bilgileri inceleyebilirsiniz.

6. NAGOVİSİ

nagovisi

Bir diğer kadın egemen toplum ise Yeni Gine’nin batısında bulunan Güney Bougainville adasında yaşayan Nagovisi. Antropolog Jill Nash, bu toplumun iki anaerkil kısma bölündüğünden ve sonrasında başka anaerkil topluluklara bölündüğünden bahsediyor. Bahsettiğimiz diğer anaerkil topluluklardan farklı olarak Nagovisi’de evlilik kurumsallaşmadığı için değişik gelenekleri olmadığını söyleyebiliriz.

Bir çiftin birlikte anılması için, birlikte yaşamaları ve erkeğin kadına bahçe işlerinde yardım etmesi yeterli. Yani kimsenin kendini kurallarla sınırlandırmağı bu toplumda bir çift birlikte bahçe işi yapıyorsan onları evli olarak kabul ediliyorlar. Ayrıca toprakları kadınlar için en önemli şey diyebiliriz çünkü yönetime ve törenlere aktif olarak katılmalarına rağmen, en gurur duydukları görevleri topraklarında çalışmak.

Sıkça Sorulan Sorular

Endonezya’da bulunan Sumatra adasında yaşayan, kadınların yönettiği bir toplumdur. Bu ada üzerindeki güncel nüfusları yaklaşık yedi milyon kadardır. Nüfusunun fazlalığı sebebiyle en büyük anaerkil topluluklardan biri olmuştur.

Tuaregler, geçmişte Sahra Çölü’nde göçebe hayat sürmüş bir topluluktur. Günümüzde yarı göçebe bir hayatı benimserler ve yaklaşık 1,5 milyonluk nüfuslarıyla en geniş anaerkil toplumlar arasında yerlerini alırlar.

İlgili Yazılar