Dünya'nın İlk Kadın Savaş Pilotu Sabiha Gökçen

  • Fikir Mühendisi yazdı.
  • 30 Ocak 2021
  • 231 okunma

Tarihimizde yaşanan ilkler her zaman dikkat çekicidir. Yüzyıllar boyunca yenilikler adına birçok çaba sarfedilmiş, insan gücü ve zekasının daha iyiye, güzele ulaşmak için sınırları zorlanmıştır. Bilimin ışığında üretmek, kuşkusuz ön yargıları da bir kenara itmekle başlayan bir süreç. Cumhuriyet dönemimizde kadınlara sağlanan, seçme ve seçilme hakkı gibi avantajlar da ilklerimiz arasındadır. Dünya tarihine  ,bakıldığında ülkemizde kadınların sosyal hayatta, çalışma hayatında tarih sahnesinde yerini alışı çoğu ulusa göre çok daha öncedir. Dünyanın İlk Kadın Savaş Pilotu unvanına sahip Sabiha Gökçen de örnek kadınlarımızdan biri. Hedeflerin ve azmin hiçbir ayrımcılığa geçit vermeyeceğinin en güzel örneklerinden olan ilk Türk kadın savaş pilotumuz Sabiha Gökçen’in hayat hikayesine bugün yer vermek istiyoruz. Sabiha Gökçen’in hayatı, yaşadığı zorluklar ve mücadeleleriyle geçen yaşam öyküsünde neler var? Hep birlikte bir göz atalım.

Ayrıca Türk tiyatro tarihine damga vuran kadınlar yazımızda da tarihimizin diğer önemli ilklerini yaşatan kadınlarımızı okuyabilirsiniz.

Sabiha Gökçen Kimdir?

Sabiha Gökçen Kimdir?

Sabiha Gökçen denince, akla ilk gelen kuşkusuz bir savaş pilotu olduğu ve M. Kemal Atatürk’ün manevi kızı oluşudur. Bilgilerimizi derinleştirmek adına hazırladığımız bu yazıda önce, Sabiha Gökçen’in aile ve eğitim hayatıyla başlamak istiyoruz.

22 Mart 1913 senesinde Bursa’da dünyaya gelen Sabiha Gökçen, anne ve babasını küçük yaşta kaybetmiştir.  Babası dönemin jön Türklerinden sayılan Hafız İzzet Bey, defterdarlık görevinden bu yönünden ötürü, Bursa şehrine sürülmüştü. Ebeveynleri çocuk yaşında kaybeden Gökçen’in hayatında ağabeyi büyük yer tutmaktadır. Altı kardeşin en küçüğü olan Sabiha’nın eğitimi, yetişmesi yönünde diğer kardeşlerin çabaları yetersiz kalıyordu. Ağabeyi Neşet, onun bu ilgiye muhtaç, küçük yaşında onun dilinden en iyi anlayandı. Sabiha Gökçen, anne ve babası olsaydı daha neleri başarabilirdi bilinmez. Fakat 12 yaşına geldiğinde Gökçen, kendisine büyük hayranlık duyduğu Ata'mızın Bursa ziyareti üzerine onu görmek istediğini ısrarla yenilemiştir. Hünkar köşkü yakınlarında Neşet ve Sabiha, Ata'mızın dikkatini çekmeyi başarmıştı. Atatürk, milli mücadele, Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin kuruluşuna değin mücadeleyle geçen hayatında evlenip çocuk sahibi olamamıştı. Yaşamını askerlik görevine ve vatan hizmetine adamış olan Ata'mız, Gökçen ile tanıştığında onun küçük yaşta, hayata olan hevesinden ve gözlerindeki zeka pırıltısından etkilenmişti. Fakat bu zeki ama imkansızlıklar içinde büyüyen küçük kızın ciddi bir eğitim alması, iyi koşullar altında yetişmesi şarttı. Küçük Sabiha’nın Ata'mızdan gördüğü bu babacan şefkat ihtiyacı olan bir sevgiydi. Mustafa Kemal Atatürk, ileriyi gören bir lider olarak bu konuda da yanılmadı. Sabiha’yı evlat edinmesi için Neşet’ten onay alarak, onun Ankara’da yaşaması ve eğitimine orada devam etmesinin iyi olacağını düşündü.

Sabiha Gökçen’in Eğitim Hayatı

Sabiha Gökçen’in Eğitim Hayatı

Atatürk çocukları çok sever, onlarla özel bir bağ kurduğuna inanırdı. Eğitimin onların yetiştirilmesinde en önemli unsur olduğunu ve kendilerine ait önemli bir hak olduğuna inanırdı. Zaman içinde kız çocuklarının eğitim ve çalışma hayatına dair katılımlarını teşvik yönünde atacağı adımlar da onun ileriyi ne denli gören biri olduğuna kanıt olacaktı. Sabiha Gökçen, Ata'mızın manevi çocuklarından biriydi artık. Bu özgüven duygusu ve azim, eğitim hayatında da kendisini göstermesine neden olacaktı. İlkokulu, Çankaya İlkokulu’nda, kolej ve lise öğrenimlerini ise, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ve Üsküdar Amerikan lisesinde tamamlayacaktı. Dil eğitimlerine de öğrenimin yanı sıra hız vermişti. İngilizce’nin yanında Fransızca eğitimi için Paris’e gönderildi.

Ata'mızın manevi çocuklarının hepsinin babasız veya yetim olduğunu belirtmek de yarar var. Nitekim, kendisinin de çok küçük yaşta babasız kalışı, Ata'mızın onlarla iletişim kurmasında önemli rol oynamıştı. Atatürk, yaşamı süresince sekiz kimsesiz ya da bakıma muhtaç çocuğu evlat edinmişti. Onların ilgi alanlarından, eğitimine ve meslek seçimine kadar pek çok ihtiyacıyla yakından ilgilendi.

Havacılık Tutkusu

Havacılık Tutkusu

Sabiha Gökçen’in havacılığa olan ilgisi Türk Hava Kurumu’na ait uçuş okulu Türk Kuşu’nun açılış gösterilerinde ortaya çıktı. Planörlerle yapılan gösterilerin etkilediği Sabiha, bu ilginin zamanla içinde yer etmesiyle, Atatürk’ün katkısıyla beraber 1935 senesinde Sivil Havacılık Okulu'na kaydoldu.  Başarıyla geçilen testler sonucu uçuş brövelerini kazandı. Akabinde daha ileri seviye eğitimler için Kırım’da Koktebel Yüksek Planörcülük Okulu'na gitmesi gerekiyordu. Bu planör okulundaki yedi öğrenciden tek kız öğrenci kendisiydi. Altı ay gibi bir sürede, dayanıklılık testleri içeren zorlu eğitimlerden başarıyla geçti. Atatürk’ün, Sabiha’nın katıldığı bütün eğitimlerden aldığı başarılı sonuçlarının ardından onun üzerindeki idealleri de büyümekteydi. Hatta öyle ki, Eskişehir Tayyare Mektebi'nde, motorlu araçlar teknik uzmanları, Savmi ve Muhittin Bey’ den birebir dersler almasını istedi. Ata'mız, bu isteğinin altında yatan nedeni ise Sabiha,  gerçek bir savaş pilotu olma başarısını gösterdiğinde açıklayacaktı. Velhasıl Sabiha Gökçen, 25 Şubat 1936 senesinde bir ilki gerçekleştirmiş, motorlu bir uçakla uçmayı başarmıştı. Sabiha bu eğitimlere devam ederken, kuşkusuz Ata'mızın verdiği moral ve inanç, endişelerini azaltıyor ve tutkusuna bir anlam katıyordu.

Ata'mızın gurur duyduğunu dile getirmekten çekinmediği Gökçen’in bu eğitimler sonucu dünyanın ilk Türk kadın savaş pilotu olacağını belirtmesinin de ne önemli bir öncülük hareketi olacağının da farkındaydı Sabiha. Kadınların o dönemde, değil askerlik, sosyal alanlarda kendini göstermesi, girişim başlatması, sadece ülkemizde değil, dünyada dahi nadir gerçekleşen durumlardandı. Öyle ki Gökçen, bazı savaş eğitimlerini almak için kadın personelin yasak olduğu durumlarda askeri kıyafetlerle kimi zaman kamuflaja bürünüyordu. Eskişehir’deki uçuş eğitimleri 11 ay gibi bir sürede tamamlanmış olan Gökçen, Eskişehir 1. Hava Alayı’na kabul edildi. Ege kıyıları üzerinde ve Marmara’da uçuş tatbikatlarında yer aldı.

Havacılık ve uzay tarihi hakkındaki ilginç bilgileri yazıdığımız yazımızda da göz gezdirebilirsiniz.

Sabiha Gökçen’in Katıldığı Operasyonlar

Sabiha Gökçen’in Katıldığı Operasyonlar

Sabiha Gökçen, havacılık tutkusuyla başlayan sivil havacılık eğitimlerinin ardından motorlu savaş uçağını kullanmayı başaran kadın pilot olarak ülke toprakları üzerinde başlayan ayaklanma ve çatışmalar neticesinde bazı operasyonlar için görevlendirildi. Dersim Harekatı, Sabiha Gökçen’in “Dünyanın İlk Kadın Savaş Pilotu” unvanını alması yönünde önem taşıyan bir harekattır. Dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakanı Genel Kurmay Başkanı tarafından üstün hizmet ödülü verilmiştir.

Göklerin Kızı

Göklerin Kızı

Sabiha Gökçen’in Göklerin kızı unvanını alması 1938 yılında Ata'mız ve uçağıyla gerçekleştirdiği tek pilot olarak  5 günlük Balkan Turu yaptığı zamana denk gelmektedir. Sadece ülkemiz değil dünya üzerinde pek çok gazete ve mecmuada Sabiha’dan göklerin kızı olarak bahsedilmekteydi.

Gökçen Soyadını Alması

Gökçen Soyadını Alması

İlk Türk kadın savaş pilotu olan Sabiha Gökçen’in 1934 yılında gerçekleşen Soyadı Kanunu ile Atatürk’ün isteği üzerine “Gökçen” soyadını alması şaşırtıcı olmasa gerek. Bireylere o dönemin, sosyal mevki ve koşullarına, kişilerin bireysel ilgi ve mesleklerine göre soy adları verildiğini  söylemeliyiz.

Sabiha Gökçen’in Evlilik Hayatı

Sabiha Gökçen’in Evlilik Hayatı

Sabiha Gökçen, Hava okulunda tanıştığı Askeri Coğrafya Öğretmeni, aynı zamanda Üst teğmen olan Kemal Esiner ile 1940 yılında hayatını birleştirdi. Bu evlilik, Esiner’in vefatıyla 3 yıl sonra sona erdi. Sabiha Gökçen’in çocuğu olmamıştı. Fakat o da tıpkı Ata'mız gibi Eriş Ülger adıyla tanınan bir erkek çocuğunu manevi evlat edinerek bu özlemini gidermiştir.

Sabiha Gökçen’in Son Uçuşu

Sabiha Gökçen’in Son Uçuşu

Ünlü Savaş pilotumuz Sabiha Gökçen, son uçuşunu 83 yaşında iken 1996 tarihinde Falcon 2000 uçağı ile gerçekleştirmiştir. Hayatı başarı ve eğitimlerle geçen Sabiha Gökçen, röportajlarında bu tutkusunun hiç bitmediğini yinelemiştir. Atatürk’ün duyduğu iftiharın hayatında büyük önemi olduğunu röportajlarında dile getirmiş olan Gökçen, bir ilke imza atmanın güzelliğine Atatürk sayesinde ulaştığını açıklamıştır. Sabiha Gökçen’in mücadelelerle dolu hayatı 22 Mart 2001 tarihinde Gülhane Tıp Akademisinde 88 yaşında iken son bulmuştur.

Sabiha Gökçen’in Kazandığı Ödüller

Sabiha Gökçen’in Kazandığı Ödüller

  • Türk Hava Kurumu Övünç Madalyası
  • Romanya Havacılığa Katkı Ödülü
  • Yugoslavya Beyaz Kartal Nişanı, Ordu Övünç Nişanı
  • TBMM 50. Yılı Öncü Kadınlar Plaketi
  • Romanya Askeri Övünç Brövesi
  • Selçuk Üniversitesi Fahri Doktorluğu
  • Türk Hava Kurumu 89 Yılına Ait Üstün Hizmet Madalyası
  • Uluslararası Havacılık Federasyonu, Üstün Havacılık FAI Altın Madalya Ödülü

Son olarak Amerika’da Dünya tarihine adını yazdırmayı başarmış olan 20 havacıdan biri olma unvanı, 1996 senesinde Maxwell Hava Üssü tarafından kendisine layık görülmüştür.

Sıkça Sorulan Sorular

Ülkü Adatepe, Afet İnan, Rukiye ve Nedile İrdelp isimleri dışında haklarında fazla bilgi edinilmemiş olan, İhsan. Afife ve Ömer isminde evlatlarının da olduğu söylenmektedir. Atamızın manevi kızlarından Zehra’nın genç yaşta ölümünün, Sabiha Gökçen’i çok üzdüğü ve bir dönem uçuş eğitimlerine bu yüzden ara vermek istediğini belirtmek de yarar var.

Sabiha Gökçen’in, Atatürk ile ilgili anılarını topladığı, kendi kaleminden 1994 senesinde yazıp yayınladığı “Atatürk ile Bir Ömür” isimli kitap, bu hatıralardan bahseden bir eser olarak yer almaktadır.

İlgili Yazılar