Yüz Dolgusundan Sonra Şişlik Nedeni ve Çözümü

  • Cahil Uzman yazdı.
  • 16 Temmuz 2022
  • 88 okunma

Yüz dolgusu; derideki kırışıklıkları gidermek, yaşla beraber yüzdeki yağ dokusu kayıplarını geri kazandırmak, cerrahi müdahale olmaksızın yüzü gerdirmek gibi amaçlarla kullanılan gençleşme yöntemidir. Yaşlanma belirtilerini yüzünde görmek istemeyen ve estetik dokunuşlara ihtiyaç duyan insanlar artık hemen hemen tüm dünyada cerrahi yöntemlerden uzak durmaktadır. Hem sosyal yaşama kısa zamanda geri dönme hem de daha basit uygulama ve yöntemlerle daha kısa sürede sonuca ulaşma isteği gibi faktörleryüz dolgusunun tercih edilmesinde etkili olmaktadır.

Yüz dolgusu uygulamasından sonra uygulama yapılan noktalarda şişlikler görülebilmektedir. Bu yazımızın içeriği de yüz dolgusundan sonra şişlik nedeni ve çözümü ile ilgili olacak. Yakın zamanda yüz dolgusu yaptırmayı düşünüyorsanız, uygulama sonrasında yaşanabilecek durumları önceden bilmenizde yarar görüyoruz.

Şişlik nedenleri ve çözümlerine geçmeden önce, bilmeyenler ve/veya merak edenler için; yüz dolgusunun hangi alanlarda uygulandığını ve uygulamada kullanılan dolgu maddelerini aktarmaya çalışacağız.

Yüz Dolgusu Hangi Alanlarda Uygulanıyor?

Sağlık temelli ya da estetik amaçlı olarak yüzlerine dolgu yaptırmak isteyen kişilere aşağıda maddelediğimiz alanlarda yüz dolgusu uygulaması yapılabiliyor:

  • Kaş, alın ve göz kenarı çizgilerini doldurma
  • Kaş kaldırma
  • Buruna estetik kazandırma
  • Burun kenarı çizgilerini doldurma
  • Elmacık kemiği meydan getirme
  • Yüzdeki sarkmaları giderme
  • Yüzde orantı sağlama
  • Yüze oval biçim kazandırma
  • Dudakları dolgunlaştırma
  • Dudak üzeri çizgilerini azaltma
  • Dudak köşelerini kaldırma
  • Çeneye biçim verme
  • Çene kemiğini şekillendirme
  • Sivilce ya da yar izi gibi çöküntüleri doldurma

Yüz Dolgusu İçin Hangi Maddeler Kullanılıyor?

Çok uzun yıllardan bu yana yüzdeki kırışıklıkları doldurmak amacıyla kullanılan çeşitli yüz dolgu maddeleri vardır. Bunları kısa kısa şu şekilde tanıtalım:

  • Silikon: 60’lı yıllarda yüz dolgu maddesi olarak kullanılmış olan maddedir. Uygulama yapılan kişilerde iyileşmesi zor, hatta mümkün olmayan yaralara ve sertliklere yol açabildiği için kullanımından vazgeçilmiştir.
  • Kolajen: 80’li yılların popüler yüz dolgu maddesi olmuştur. Ana maddesi sığır olan kolajen, hayvansal kaynaklı protein içerdiğinden alerjik reaksiyonlara yol açma riski bulunmakta idi ve kalıcılığı da yalnızca birkaç aydı. Sonuç olarak kolajen kullanımından da vazgeçilmiştir.
  • Akril ve Poliakrilamidler: 3 ila 5 yıl arası kalıcılığı bulunan yüz dolgu maddeleridir. Sentetik yapıda oluşları nedeniyle ve vücutta doğal olarak bulunmadıkları için ülser, yabancı cisim reaksiyonu ve alerjik reaksiyon gibi riskleri bulunuyor. Bu nedenle yaygın olarak kullanılmadığını söyleyebiliriz.
  • Hyaluronic asit: Hücreler arasındaki boşluklarda bulunan bağ dokusunun ana unsuru kolajen maddesinin yapı taşı olan hyaluronic asitten laboratuvar ortamında dolgu maddesi elde edilmektedir. Ciltteki dayanıklılık süresini artıran işlemlerden geçirilerek üretilir. Doğru ve güvenli biçimde üretimi yapılan ve vücutta doğal olarak da bulunan hyaluronic asidin alerjik reaksiyon oluşturma riski de son derece düşüktür. Bu nedenle günümüzde en yaygın olarak kullanılan ve tercih edilen yüz dolgu maddesidir.

Yüz Dolgusundan Sonra Şişlik Oluşmasının Nedenleri Nelerdir?

Hyaluronic asit dediğimiz madde ile yüz dolgusu uygulaması sonrasında belirli nedenlere bağlı olarak yüzde şişlikler oluşabilir. Yüz üzerine iğne ile tatbik edilen hemen her işlemden sonra şişlik oluşması olağandır.

  • Yapılan uygulamanın hemen sonrasında oluşan ‘birinci tip’ diyebileceğimiz şişlikler hızla geçmektedir. Doku reaksiyonuna bağlı şişlikler denen bu durum bazen birkaç saat bazen de birkaç gün sürse de süre sonunda inmeye ve gerilemeye başlar. Dolgu oranı fazla ise sürecin daha uzun olacağını söylemek gerekir.
  • Uygulamadan 3-4 gün sonra oluşan ‘ikinci tip’ şişlikler daha çok göz altı bölgelerinde görülür. Bunun nedeni kafa içindeki basıncın artmasına yol açan öksürme, hapşırma, nezle ya da gribe yakalanma gibi durumlardır. Bunlar dışında çok nadir de olsa enfeksiyon oluşumuna bağlı şişlikler de söz konusu olabilmektedir. Meydana gelen şişliğin enfeksiyon kaynaklı olduğu yönünde kanaat geliştirmek için 3-4 gün sonra meydana gelmesinin yanı sıra; vücut ısısında artış, kızarıklık ve ağrı oluşumu gözlemlemek gerekir. Böyle durumlarda uygulamayı yapan doktora durumu bildirmek gerekiyor.
  • ‘Üçüncü tip’ şişlikler geç dolgu reaksiyonu olarak isimlendirilmektedir. Geç dolgu reaksiyonu vücudun yapılan dolguyu yabancı cisim olarak algılaması nedeniyle ortaya çıkar. Vücut dolguya karşı alerjik reaksiyon gösterir. Normal koşullarda çok nadir görülen bu durum bağışıklık sistemi hastalığı bulunan kişilerde daha fazla rastlanabilir. Yüz dolgusu uygulamasından sonraki 1 ila 18 ay arasında ortaya çıkabilir. Dolgu maddesi uygulanan noktalarda sertleşme, şişlik, kızarıklık, yanma hisleri görülür. Daha derine enjekte edilen dolgularda, düğümcük gibi oluşumlar söz konusu olabilir.

Yüz Dolgusundan Sonra Oluşan Şişliğin Çözümü Nedir?

Şişliklerin oluşum nedenleri ile bağlantılı olarak uygulanması gereken çözüm yolları vardır. Şöyle ki;

  • Eğer yüz dolgusu uygulaması bittikten sonra doku reaksiyonuna bağlı şişkinlik oluşmuşsa, durumu kontrol altına almak için henüz hasta klinikte iken müdahale edilir. Dolgu işlemi sonrası oluşan şişliğin çözümü; dolgu yapılan bölge/bölgelere soğuk kompres uygulaması yapılmasıdır. Birkaç gün içerisinde, gerektiğinde soğuk kompres takviyesiyle şişler iner.
  • Eğer dolgudan 3-4 gün sonra enfeksiyon oluşumuna bağlı şişkinlikler söz konusuysa uygulamayı yapan doktor kontrolünde hem antibiyotik tedavisi başlanır hem de hasta yakın takibe alınır. En geç 1 hafta içerinde de iyileşme görülür.
  • Yüz dolgusu sonrası geç dolgu reaksiyonuna bağlı olarak uzun süreli reaksiyonlar ortaya çıktığında uygulanacak en doğru çözüm dolguların eritilmesi Hyaluronidase adındaki enzim yardımıyla dolgular eritilebilmektedir. Eğer dolgu sert ve düğümcük biçiminde ise doktor tarafından uygulanacak küçük kesi ile çıkarılabilmektedir.

Hyaluronic asit maddesi ile dolgu uygulaması aşağı yukarı on yıldır ülkemizde uygulanıyor. Eğer yüz dolgusu yaptırmak istiyorsanız, dolgu uygulaması yaptırmadan önce uygulanacak dolgu maddesinin hyaluronic asit olduğundan emin olmalısınız; ayrıca ve mutlaka uygulamayı yapacak olan kişinin doktor olduğundan da emin olmalısınız. Normal dışı sorunlara meydan vermek ve güzel görüneyim derken sağlınızdan olmak istemezsiniz öyle değil mi? Umarız yüz dolgusu sonrası şişliklerin nedenleri ve çözümleri hakkında sizi yeterince aydınlatabilmişizdir.

Sıkça Sorulan Sorular

Dolgu sonrası oluşan ödem işlem sonrasında görülen en hızlı geçen bulgudur. Ekstra işlem yapmaya gerek olmaksızın geçer. Çok nadir olarak göz altı bölgesinde uzun dönemli ödematöz görüntüler sürebilir. Bu durum eritici veya ödem çözücü enjeksiyon uygulaması ile yok edilebilir.

Nadir rastlanan durumlardan olsa da, kişi yapılan uygulamadan memnun kalmadığı takdirde dolgunun eritilmesini talep edebilir. Bu durumda hoşa gitmeyen yüz dolgusu eritilebilir ve kişi eski görünümüne kavuşur.

İlgili Yazılar