Fatih Sultan Mehmet’in Tarihe Geçen Sözleri

  • Fikir Mühendisi yazdı.
  • önceki ay
  • 114 okunma

Bir sultan düşünün ki, cihana nam salmış bir devletin hükümdarı olarak, nesiller boyu sürecek bir takibin, vecizelerin öncülerinden olsun. Çağlar boyunca birçok medeniyete uygarlık yapmış olan Anadolu ve Rumeli, uğruna yapılan savaşlar, mücadeleler, yerleşim ve kültürel değişimlere de çok defa tanıklık etmiştir. Tarihler boyunca, savaşçı, mücadeleci bir yapıyla teşkilatçı bir yapı oluşturan atalarımız zamana tanıklık eden ve gelecek nesillere ışık tutma gayesiyle söylediği vecizeleriyle uygarlığın izlerini günümüze taşımaktadır. Yüzyıllar boyunca Bizans başta olmak üzere birçok uygarlığın göz bebeği sayılan İstanbul bir devrin kapanıp yeni bir devrin açılmasına da neden olmuş önemli bir kenttir. Öyle ki, İstanbul için İslam Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v) in dahi “Onu fetheden ne güzel bir kumandandır, o ordu ne güzel bir ordudur.” sözleriyle de teşvik edici olmuştur. Latincede Bizantium, Nova Roma, Konstantinopolis, Ermenice Stimbol, ayrıca Dersaadet yani, mutluluk kapısı olarak adlandırılan bu şehir, Asitane adıyla hisar şehri manasıyla günümüze kadar İstanbul adı ile gelmiştir. Ortaçağ’ı sona erdirip yeni bir çağ başlatan İstanbul’un fethini hazırlayan ünlü kumandan Fatih Sultan Mehmet, planlı ve güçlü inancıyla bu projeyi hazırlamıştı. Öncesinde Yıldırım Bayezid tarafından defalarca kuşatma altına alınmış fakat ele geçirilememişti. Tabi Osmanlı’dan öncesi de vardı. Uygarlığın beşiği sayılan bu kültür mirası aynı zamanda kıtaları birleştirme özelliği ile adeta jeopolitik bir önem kazandırmak açısından önemliydi. Ulusu devletten imparatorluk noktasına taşıyan Fatih Sultan Mehmet’in edindiği topraklarda yaşayan uluslara da hoşgörüsü ve sağladığı huzur politikası da halkında güven duygusu oluşturmuştur. 15. yüzyılın tarihe geçen bu önemli olayın ardından Fatih Sultan Mehmet bir imparatorluk özelliğine sahip devletin ayakta durması adına birçok kanunlar hazırlamış, vasiyet niteliğinde söylediği sözlerle akıllara yer etmiştir. Fatih’in pek çok kitaplara konu olmuş, araştırılmış bu sözlerini derleyerek ne gibi vecizeleri bizimle paylaştığını gelin bir göz atalım.

1. “Tarih yazmak, korkakların işi değildir.”

Tarih yazmak, korkakların işi değildir.

Fatih Sultan Mehmet, geleceğe bırakılacak mirasın geçmişten bir sorumluluk olduğunu bizlere hatırlatmaktadır bu sözüyle. Cesaretin ışığında vazgeçmemenin en büyük sembollerinden biri olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.

2. “Savaş herkesle, barış ancak onurlu kişilerle yapılır.”

“Savaş herkesle, barış ancak onurlu kişilerle yapılır.”

Küçük yaşta tahta geçen ve bilgili alimlerle eğitilen Fatih’in akılcı bir yol izlemesinde hocası Akşemseddin’in payı da çok büyüktü kuşkusuz. Aldığı eğitimler, özellikle verilen nasihatlere uyması ve onlara ciddiyetle uyması onun iyi bir devlet adamı olmasında önem kazanmıştır.

3. “Baykuştan pervamız yok, biz şahinler sürüsüyüz.”

Baykuştan pervamız yok, biz şahinler sürüsüyüz.

Kudretin, içten gelen bir iman gücü ve onu destekleyecek unsurlarla oluştuğunu ve şanlı ordusuyla İstanbul’u fethediş gerçekleştiren Sultan Mehmet’in çıkartma yaptığı gün aynı cesarete sahip ordunun inancı, başarıyı beraberinde getirmiştir.

4. “Eğer kanım ile yükselecekse Hz. Muhammed’in dini; durmayın kılıçlar doğrayın beni.”

Eğer kanım ile yükselecekse Hz. Muhammed’in dini; durmayın kılıçlar doğrayın beni

Fatih’in fetih hareketlerini hızlandırırken, cihad anlayışı ile de hareket ettiğini söylemek yanlış olmaz. Yine de bünyesine aldığı ulusların yaşam ve tercihlerine saygı gösterdiği bilinmektedir.

5. “Biz toprakları değil, gönülleri fethetmeye geliyoruz.”

Biz toprakları değil, gönülleri fethetmeye geliyoruz.

Osmanlı topraklarının strateji olarak ulaşabildiği sınırlar artık güç noktasında birçok ulusa korku vermiş olsa da kazanılan zaferlerin daha refah bir amaca dönük olduğu bilinmektedir.

6. “İmkanın sınırlarını görmek için imkansızı denemek gerekir.”

İmkanın sınırlarını görmek için imkansızı denemek gerekir.

Fatih Sultan Mehmet’in iyi bir devlet adamlığının yanı sıra ileriyi gören, kararlı, yönetici vasıflarının da olduğu bir gerçekti. İmkansızlık, kararlılığa ve çalışmaya bağlı bir değişken olarak kişiden kişiye değişebilirdi mutlaka.

7. “Ormanlarımdan bir dal kesenin, başını keserim.”

Ormanlarımdan bir dal kesenin, başını keserim.

Doğa, çevre, refah ve saygınlığa önem verdiği bilinirdi Fatih Sultan Mehmet’in. Koyduğu yasalar katı ve kuralcı olarak adlandırılsa da o dönemin şartlarına göre bir asayiş oluşması açısından hala tartışmalıdır.

8. “Eğer padişah siz iseniz, devletimizin bu zor gününde ordumuzun başında olmamanız, törelerimize uygun değildir. Şayet padişah ben isem, size emrediyorum ki ordularımızın başına geçesiniz.”

“Eğer padişah siz iseniz, devletimizin bu zor gününde ordumuzun başında olmamanız, törelerimize uygun değildir. Şayet padişah ben isem, size emrediyorum ki ordularımızın başına geçesiniz.”

Henüz 12 yaşında babası II. Murat tarafından tahta yerleştirilmiş olan Sultan II. Mehmet, tecrübe eksikliğine rağmen dehasıyla kendisinden sonra gelen padişahlara örnek olmuştur. Devletin haçlı saldırılarını def etme amacıyla ilgili saldırılara karşın II.Mehmet, babasına yazdığı mektupta bu efsanevi sözleri yazdıktan sonra Varna savaşında II.Murat’ın önderliğiyle savaş kazanılmış ve önemli bir tehlike bertaraf edilmiştir.

9. “Kartal yavrularını korumak için ne güzel bir yuva yapmıştır.”

Kartal yavrularını korumak için ne güzel bir yuva yapmıştır.

Toprakları korumanın, namus ve şerefi korumakla eş değer olduğunu defalarca yinelemiş olan bu büyük kumandan, vatanın insanın en önemli yurdu olduğu hususunda vecizelerle de bunu bizlere  açıklamıştır.

10. “Fakirlerin ve yetimlerin kursağından kesilen nimet, ne askerlerimize, ne aleme sunulur. Bizler has müslümanlarız, şaibeli olan nimetler kursağımıza giremez.”

Fakirlerin ve yetimlerin kursağından kesilen nimet, ne askerlerimize, ne aleme sunulur. Bizler has müslümanlarız, şaibeli olan nimetler kursağımıza giremez.

İmparatorluk bünyesi içerisinde farklı etnik yapılar olsun, hukuksal düzenlemeler, yönetim, reaya diye tabir edilen halk sınıfının ezilmemesi için tedbirlerle merkezi bir yönetim altında Fatih, adaleti önemli bir kuram haline getirmişti. Haksız kazanç ve refah düzeyini belli bir zümre veya sınıfa dahil etmeyecek kadar hakkaniyetin önemli olduğunu sözleriyle de vurguluyordu.

11. “Dağ ne kadar yüksek olursa olsun, yol onun üzerinden geçer. Sen dağ olmaya heveslenme, asla kibirli olma; yol ol ki, herkes senin üzerinden geçerken, sen dağların dahi üstünde olabilesin.”

Dağ ne kadar yüksek olursa olsun, yol onun üzerinden geçer. Sen dağ olmaya heveslenme, asla kibirli olma; yol ol ki, herkes senin üzerinden geçerken, sen dağların dahi üstünde olabilesin.

Fatih Sultan Mehmet’in hoşgörü politikası oluşturması, kanunların uygulanmasında da etkili olmuştur. Toprağa bağlı yaşayan tebaalar, onu bu kucak açan ve bir yandan da kararlarını net şekilde ortaya koyan tavırlarıyla görebilmekteydi. Asıl yüceliğin, insan ruhundan geldiğini hatırlatmak istercesine bu sözler de bizlere bir kanıt diyebiliriz.

12. “Evet, padişah benim. Ama siz yine de çiçekleri ona veriniz. Çünkü kendisi benim hocamdır.”

Evet, padişah benim. Ama siz yine de çiçekleri ona veriniz. Çünkü kendisi benim hocamdır.

Mehmet, yaşamı süresince savaş meydanlarında, yöneticilik anlamında edindiği becerileriyle, aslında bir lider olarak ömrünü geçirmiş ve yaşamış bir kişilikti. Fatih’in erken yaşlarda, omzuna aldığı sorumluluk duygusunu adeta kaderine işlenmiş bir mühür gibi taşıdığını söylemek yanlış olmaz. Hocası Akşemseddin tecrübeli bir alim olarak, yetişmesinde büyük bir rol oynamıştı. Fatih Sultan Mehmet vefasını sıklıkla göstermiş ve eğitime verdiği önemi yine bu vecizelerle de dile getirmiştir.

13. “Bir şehirde en önemli üç şey: Kanalizasyon, hamam ve kütüphanelerdir. Kanalizasyon, şehrin kirini, hamam, bedenin kirini, kütüphaneler ise ruhun kirini giderir.”

Bir şehirde en önemli üç şey: Kanalizasyon, hamam ve kütüphanelerdir. Kanalizasyon, şehrin kirini, hamam, bedenin kirini, kütüphaneler ise ruhun kirini giderir.

Toplumu şekillendirme açısından söylenmiş güzel vecizelerden biridir. Fatih, İstanbul’u fethinin ardından da şehir adına birçok külliye, bedesten, halkın yararlanabileceği sosyal hizmete dönük çalışmalar yapmıştır. Vasiyetinde yoksul, sıkıntı çeken, hasta, yetim olanların tespit edilip, kendilerine dağıtmak üzere bağışlarının bulunduğu bilinmekte. Temizliğin de insanı ve çevreyi güzelleştirdiğini anlatan bu özlü söz, yöntemiyle birlikte aslında ne kadar çok şeye örnek sayılabilir, ne dersiniz?

Sıkça Sorulan Sorular

İstanbul'un biz Türklere miras olarak kalmadan önce kökeni farklı 28 uygarlıkça kuşatılmaya çalışıldığı biliniyor.

Vicdanın gereklerine uyulmasını düşünen, hak ayrımcılığına karşı, itaatsizliğe karşı katı, askeri, siyasi olarak stratejist bir kişilik ve dehaya sahipti. Bilim adamlarının kitaplarını okurdu. Antik yunan filozofların eserleriyle kütüphane kurdurttuğu da bilinir. Ayrıca, tarihte resmini ilk kez yaptıran Osmanlı padişahıdır.

Gayri müslim teba için dini, mezhebi yönden baskı uygulamayıp halkların vicdan özgürlüğüne saygı göstermiştir. Yaşam bütünlüğünü tehlikeye sokacak uygulamaları karşı tedbirler almıştır.

İlgili Yazılar