Türkiye'de 70'ler Nostaljisi ve İlginç Bilgiler

  • Fikir Mühendisi yazdı.
  • 1 Şubat 2021
  • 71 okunma

Son yıllarda her konuda geçmişe döner olduk, değil mi? ‘Ne varsa, eskilerde var’ sözü dolanıyor hep dillerde! Belki yeni şeyler üretemediğimiz için belki de geçmişin yaşanmışlığı, duygusallığı, ilişkileri, sahiciliği  yani aslında samimiyeti daha sıcak geldiği için olabilir mi? Şahsen ben, çok daha yaşanılası bulunuyorum; 70’ler, 80’ler ve 90’ları.. Çok daha gerçek ve keyifli! Millenyum’dan öncesi öyle mi? 2000 sonrasının hediyesi, tabi ki çok hızlı gelişen teknoloji! Ve ileri teknolojinin hayatımıza girmesiyle; insanlar yerine sevilen ekranlar ve giderek bireyselleşen hayatlar! Bence daha mutsuz, daha sanal, birbirinden daha uzak, daha içe dönük insanlar ve sahte ‘mış gibi’ yapılan ama aslında gözüktüğü gibi olmayan hayatlar! Şimdi gelin beraber dönelim yakın geçmişe, bakalım 70’ler, 80’ler, 90’lar hangisi daha size göre? Hangi dönemde yaşamak isterdiniz? Benim 60’lar ve 40’larda da gözüm var açıkçası 😊 Ama bir başka yazının konusu olarak onlar, şimdilik sonraya kalsın!

Çiçek Çocukları’ Hippiler İle Değişim Yılları ‘70’ler!

‘Çiçek Çocukları’ Hippiler İle Değişim Yılları ‘70’ler!

Belki henüz yoktunuz dünyada, sadece mercimektiniz fırında! 😊 Belki anne ve babalarınızdan, belki de büyükanne ve dedelerinizden dinlediniz o yılları! Dönem dizileri ve filmlerinde gördünüz o yıllardaki yaşamı! Belki de benim gibi yeni doğmuştunuz 70’lerin sonlarına doğru! Ama eminim merak ettiniz; son yıllarda oldukça sık düzenlenen - hatta moda olan - gençliğe o dönemleri öğreten ve sevdiren 70’LER, 80’LER, 90’lar müzik partilerini! Başlayalım bakalım 70’lerden! Aslında genel olarak Dünya çerçevesinden bakıldığında; yeni gençlik akımlarının etkisinde; özgürlükçü ve çok yaratıcı bir dönemden bahsediyoruz. Diğer yazılarımızdan da hatırlayacağınız gibi, Rock’n Roll müziğinin gençliği kasıp kavurduğu, iyi ve kaliteli müzikler yapan, günümüzde müzik tarihinin efsaneleri arasında yer alan grupların da doğduğu yıllar! İsyan ve özgürlüğün dile getirildiği ve gençlik tarafından yaşandığı yıllar! Türkiye özelinde bakıldığında ise 70’ler; kimilerine göre 1961 Anayasası’nın yarattığı özgürlükçü bir ortamdı. Dünyayı saran gençlik akımları Türkiye’de de etkisini göstermiş ve sanatta da yaratıcılığın yoğun olarak yaşandığı dönemdi. Bu güzelliklerine rağmen, 70’lerde yurdumuzda toplumsal bir kutuplaşma yaşanmış, sokaklarda adeta kaosun yaşandığı bir kardeş kavgası hâkim olmuştu. Ne yazık ki o yıllarda sokaklarda güvenle yürümemiz bile imkansız hale gelmişti. Kısaca sağ-sol çatışması denilen durum, can damarımız olan mahallerimizi bile tekinsiz hale getirmişti. Taraf seçmek zorunda bırakılan gençlik ve bu tedirginlik ve gerginlik içerisinde devam eden sosyal hayat! Daha sonra bu dönem; 1980 darbesi öncesi durum olarak tarih sayfalarındaki yerini alacaktı.

Bu dönemdeki rock müzik ile ilgiliyseniz, müziğin zamansız kahramanları QUEEN grubu ve rock müziği değiştiren efsane grup BEATLES hakkındaki yazılarımızı okuyabilirsiniz.

70’lerin Sosyal Hayattaki Yansımaları

70’lerin Sosyal Hayattaki Yansımaları

Aynı zamanda; en güzel değişimlerin de hayatımıza girdiği yıllardı 70’ler! 😊 Hayatımıza ve evlerimize giren televizyonun, kendi kültürünü oluşturmaya başladığı yıllardı. Henüz ekonomik şartlar sebebiyle her eve girememişti ama mahallede bir evde olması bile, beraber toplanıp izlemek, paylaşmak için yeterliydi. Konu komşu görüşülürdü, paylaşılırdı, beraber çokça vakit geçirilirdi o zamanlarda! Komşunuz aç iken, sizin tok yatamayacağınız yıllardı.Öncelikle bunu öğretirdi çocuklarına aileler, olanı paylaşmayı, dayanışmayı ve önce iyi insan olmayı.. Çünkü ‘Yok’tu!

Türkiye’de 70’ler: Annenin Elinden Tutup Kuyrukta Beklemekti!

70’lerin Sosyal Hayattaki Yansımaları

O yıllarda Türkiye ekonomisi çok zor bir dönem yaşıyordu. İhracat yapılamadığı için döviz sıkıntısı yaşanıyor ve vatandaşın en basit temel ihtiyaçları bile neredeyse karşılanamıyordu. Bakkallar önünde insanlar uzun kuyruklar oluşturur, et, yağ, benzin vb. ihtiyaçlarını bu zorlu bekleyiş sonrasında alırlardı. İhtiyacı olmayan aileler de komşularına verebilmek için girerdi bu kuyruklara.. Eve dönüldüğünde ise yağ vb. yemeklik ihtiyaçların fazlası komşulara dağıtılırdı. O yüzden 70’li yılların çocukları bilir paylaşmayı, komşuluğu, olanla yetinmeyi ve hayatta kalabilme mücadelesini!

Komşuluk Değerliydi ve Paylaşmak Öncelikliydi

Komşuluk Değerliydi ve Paylaşmak Öncelikliydi

Yaşı yetenler bilirler, o yılları yansıtan en kült cümlelerden biri - evin küçük çocuğunun komşunun kapısını çalarak, ardından söylediği - "Bir maniniz yoksa annemler akşam size oturmaya gelecek" idi. Eğer komşuluğa gidilen evde bir de televizyon var ise 😊 tadından yenmezdi bu komşu gezmeleri. Ayrıca genç kızların fotoromanları, erkeklerin ise ellerinden düşmeyen Teksas, Tommiks, Zagor adlı kahramanlarının çizgi romanları vardı. Türkiye’de evlerde televizyonun yaygınlaşması 70’li yılların ikinci yarısında olmuştur.

70’lerde Televizyon ile Yaşanan İlk’ler!

70’lerde Televizyon ile Yaşanan İlk’ler!

Örneğin; 1971’de ilk naklen yayın, Göztepe-İstanbulspor maçıyla İzmir’den yapıldı! Yine aynı yıl ‘Akdeniz Oyunları’ da naklen ekranlardaydı. Beylerin seyrederken ki mutluluklarını hayal bile demiyorum doğrusu 😊. “Bedava Dünya Gezisi” adlı dizi, 72 yılında Türkçe seslendirilen il televizyon dizisi olarak yeni bir dönem başlattı. Ardından ailecek izlenen ve Türk halkı tarafından çok sevilen diğer yabancı TV dizileri geldi. “Küçük Ev”, “Zengin ve Yoksul” gibi dizileri yaşı yetenlerimiz hatırlayacaktır. Küçük Ev’in kızı Lora’nın dönem kıyafetlerini; o yılların küçük kız çocukları olan bizler, annelerimize diktirip, giyer olmuştuk.  73’te televizyonda ilk yılbaşı özel yayını yapılmaya başlandı. Ve bu programlar yıllarca Türk halkı tarafından sabırsızlıkla beklendi ve takip edildi. Türk Televizyonu 74’te yayınladığı Dünya Kupası ile futbol severlerin gönlünde taht kurdu. Ayrıca 74 yılı Türk TV Dizileri’nin de hayatımıza girdiği dönemlerdir: “Aşk-ı Memnu’ ve ‘Kaynanalar’ dizileri çok sevildi. Yabancı dizilerden ise unutulmayanlar : “Görevimiz Tehlike”, ‘Tatlı Cadı’, “Charlie’nin Melekleri”, “Lassie”, ‘Komiser Kolombo’, “Uzay Yolu” ve “Kaçak”tı. İnternette yapacağınız küçük bir araştırmayla, hepsine ulaşabilirsiniz.. Ve gelelim çocukların çizgi film dünyası kahramanlarına: Unutulmaz “Heidi” ve kıyafetlerine çok özenilen “Şeker Kız Candy” , akıllı “Pembe Panter” çocukların gözdesiydi. Pembe Panter’in yadsınamaz bir yetişkin hayran kitlesi de vardı.

Çocuklar Bunlarla Büyüdü: Cin ALİ, Salçalı Ekmek, Yağlı Şekerli Ekmek..

Çocuklar Bunlarla Büyüdü: Cin ALİ, Salçalı Ekmek, Yağlı Şekerli Ekmek..

Cin Ali Serisi;  okumayı öğrenirken 1970’li yıllardan itibaren çocukların ellerinden düşmeyen, çöp adam ve arkadaşlarının dünyasını anlatan kitaplardı. 70’lerin çocuklarının diğer unutulmazları ise şöyleydi; bir dilim ekmek üzerine domates salçasının sürülüp yenmesinin tadı, sokakta oynarken yenen leblebi tozu, ekmeğe sanayağı sürülüp üzerine şeker dökmek ve unutulmayan reklamları; 'bisküvi denince akla hemen onun adı gelir Eti, Eti, Eti'  ve “Akşama babacığım unutma Ülker getir” ile gofret ve bisküvi ürünleri de gönüllerimize taht kurmayı başarmıştı. Hatta bazılarımız; iki bisküvi arasına lokum koyup yemeye bayılırdık! Bir nevi modaydı!  Ve o yıllarda çocuklar daha çok sokaklarda oynarlardı! Annelerden sokağa çıkmak için beraber izin alınır ve akşam ezanıyla eve dönülürdü! Akıllı telefonlar, bilgisayar oyunları, internet gezintileri yerine, sokaklarda oynana oyunlar, kan kardeşlikleri, çocukluk aşkları ve unutulmaz arkadaşlıklar vardı! Bu sebeple olsa gerek; özgüvenli ve sosyal kişilikli yetişirdi çocuklar!

70’ler ile Büyüklerin Hayatında Neler Değişti?

70’ler ile Büyüklerin Hayatında Neler Değişti?

Boğaziçi Köprüsü açıldı, arabalarımız aile tipi oldu: Murat 124, Murat 131, Anadol ve Renault 12 girdi hayatlarımıza.. Mutfaklarımızda beyaz eşyalar yerini almaya, yemekler Aygaz’da pişmeye, elde yıkanan çamaşırlar merdaneli çamaşır makinelerinde yıkanmaya başlandı. Organik ürünler bolcaydı, marketler yoktu, bakkal tarzı küçük çaplı satıcılar ve yine bugünkü gibi pazarlar vardı. Kıyafetlerde İspanyol paça pantolonlar, ayakkabılarda apartman denilen yüksek topuklar vardı. Hippi modasının etkisiyle; erkeklerde uzun saçlar hâkim, geniş yakalı, desenli gömlekleri göbeğe kadar düğmeleri açılırdı. Bayanlarda ise; folklorik ve romantik etekler, elbiseler, miniler ve maksiler vardı.

Türkiye ve Dünya’da 70’lerin Müzik, Sinema ve Spor Akımları

Türkiye ve Dünya’da 70’lerin Müzik, Sinema ve Spor Akımları

Pikaplar dinlenirdi her daim ve Arabesk ile Anadolu Rock Müziği’nin doğduğu yıllardı! Cem Karaca, Barış Manço, Erkin Koray, Moğollar vazgeçilmezdi. Ardından, Sezen Aksu, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses girdi hayatlarımıza! Arabesk ve Anadolu Rock yaygınlaştı. Ve şimdinin yıldızları sırasıyla sahnelerde boy gösterdi: İlhan İrem, Ajda Pekkan, Emel Sayın, Alpay, Füsun Önal, Neşe Karaböcek ve diğerleri.. Düya’da ise rock müzik rüzgarı esiyordu. Pink Floyd, The Rolling Stones, Deep Purple ve Led Zeppelin ile.. Pop müzikte de ‘ABBA’ grubu kitlelerin beğenisini kazandı. Ve bu yıllarda dans vazgeçilmezdi. Herkes dans eder ve dans etmeyi de severdi 😊 Buradan bakınca ne keyifliymiş o yıllar! Müziğin yanı sıra sinemada da yıldızların parladığı yıllardı: Ayhan Işık, Filiz Akın, Cüneyt Arkın, Sadri Alışık, Kemal Sunal, Şener Şen ve Yılmaz Güney. Onlar hepimizin yeni aşkları ve kahramanlarıydı.. Sinemada dönemin gişe rekorları kıran kült sinema filmleri çekildi: “Hababam Sınıfı”, “Tosun Paşa”, “Süt Kardeşler”, “Kibar Feyzo”, “Gülen Gözler” gibi.. Ayrıca ‘Tarkan’ ve ‘Karaoğlan’ gibi kahraman filmleri de diğer bir akımı oluşturdu. Ve Yılmaz Güney filmleri, topluma gerçekçi bakış açısıyla,Türkiye’ye Cannes Film Festivali’nde ilk Altın Palmiye Ödülü’nü “Yol” filmiyle getirdi. Fakat 70’lerin sonlarına doğrusu sokaklarda yaşanan kaosun ve tedirginliğin artması ve televizyonun da yaygınlaşmasıyla artık halk sinemaya gitmez oldu. Bu durum sinemaların ekonomik olarak ayakta kalabilmesi için sinemada ‘seks ve erotik filmler’ dönemini başlattı. Dünya’da ise klasik filmlerin yanı sıra; Superman, Jaws, Star Wars ve Alien gibi filmlerin çekildiği yıllardı. Bruce Lee karete filmleri, Cumartesi Gecesi Ateşi, Love Story döneme damgasını vuran filmlerdi. Sporda ise; Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş’tan oluşan üç büyüklerin yanına Anadolu’dan gelen Trabzonspor eklendi. Boksta; Muhammed Ali, Cemal Kamacı’yı sevdik. Bize basketbolu sevdiren ise  ‘Beyaz Gölge’ dizisi ve Eczacıbaşı Kız Voleybol takımının Avrupa başarılarıydı.

70’lerde Siyasi Arena ve Kıbrıs Barış Harekâtı

70’lerde Siyasi Arena ve Kıbrıs Barış Harekâtı

O yıllarda siyaset sahnesinde; Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş vardı. Türkiye koalisyonla yönetiliyordu. 70’li yılların en önemli olaylarından biri Kıbrıs Barış Harekâtı'ydı. Karartmalı günler ne yazık ki sosyal hayata 6 aylığına geri döndü! Evlere ışığı geçirmeyen perdeler, araba farlarına jelâtinler takıldı.

Dünya’da ise Her Yeri Şiddet Sarmıştı

Dünya’da ise Her Yeri Şiddet Sarmıştı

Dünya’da da genel olarak, ne yazık ki savaşlar ve terör hâkimdi. Vietnam Savaşı, Rusya’nın Afganistan işgali, İngiltere, İtalya ve Almanya da: IRA ,Kızıl Tugaylar,  Baader-Meinhof örgütleri, Ortadoğu’da Filistin sorunu, Afrika'da iç savaşlar, Güney Afrika'da siyahların durumu, Latin Amerika'da Şili'de, El Salvador'daki darbeler ve İran devrime doğru yürüyordu. 70’ler genel olarak böyleydi Türkiye ve Dünya’da! İyisiyle kötüsüyle, yaşandı ve bitti denilebilir. O yıllardan iyi ve unutulmaz çocukluk, gençlik anıları olanlar da var, hiç unutulmayacak acılar yaşayanlar da! 80’ler ve 90’ları tanımaya da önümüzdeki yazılarda devam edeceğiz.

Sıkça Sorulan Sorular

İspanyol paça pantolonlar, ayakkabılarda apartman denilen yüksek topuklar vardı. Dünya’daki Hippi modasının etkisiyle; erkeklerde uzun saçlar ve geniş yakalı, desenli gömlekler tercih edilirdi. Bayanlarda ise; folklorik ve romantik etekler, elbiseler, çok miniler ve maksiler vardı. Doğal ve bohem bir tarz hâkimdi.

Arabesk ve Anadolu Rock türleri Türk müzik dünyasına hakim olmaya başladı. Bir yandan Cem Karaca, Erkin Koray, Barış Manço gibi Anadolu rock müzik devleri sahnelerde yerini almaya başlarken, diğer yandan Orhan Gencebay, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur gibi arabeskin babaları piyasaya çıktılar. Tabi ki pop müzik de sahnedeydi ve İlhan İrem, Ajda Pekkan, Emel Sayın, Alpay, Füsun Önal, Neşe Karaböcek, Esmeray, Esin Afşar gibi dev isimler bu dönemde müzik dünyasına girmeye başladılar.

İlgili Yazılar